finlandiya da neden özel okul yok

Bu şekilde eğitim sistemini tüm dünyaya duyurmuş olan Finlandiya ve başarıya götüren eğitim sisteminin sırları ülkenin temellerini oluşturur. Biz de hayat boyu öğrenmeyi sevenler için Finlandiya eğitim sisteminin sırlarını ortaya çıkardık. Keyifli okumalar dileriz! 1. Finlandiya’da Okula Başlama. FİNLANDİYA: Fince ve İsveççe ulusal dil ve eğitim dili kabul ediliyor. Sami azınlığa 1 sınıftan 9 sınıfa kadar anadilde eğitim yapma hakkı tanınmış. POLONYA: Azınlık statüsündeki Almanlara Almanca eğitim hakkı tanınmasına rağmen, Ukrayna, Ruthen, ve Tatarlarla ilgili düzenleme bulunmuyor. Son olarak, okul tercihleri ile ilgili pek çok ülkede insanlar benim çocuğumun en iyi okula gitmesi bakış açısı var. Fakat Finlandiya'da özel okul diye bir şey yok. Pazar da yok. Özel Zil uygulamaları yok. Öğretmenler derse kendilerine göre giriyorlar ancak dinlenme süreleri 10 dakika ve bu süre kesinlikle sarkmıyor. •Lise düzeyindeki sınıflarda çay, kahve makinaları, mikrodalga fırın ve fotokopi makinaları mevcut. •Ödev uygulamaları yok. Ders ile ilgili tüm çalışmalar okulda gerçekleştiriliyor. ÖZEL OKULLAR NEDEN DAHA BAŞARILI? 2014 TEOG sonuçlarına göre yapılan istatistiklerin sonuçları açıklandı. TEOG ortalaması en yüksek olan okulların özel okullar olduğunu ve devlet okullarının ilk yüze giremediğini görünce üzüldüm. Doğal olarak bu tür haberler beni de üzer.Devlet okulu öğretmeniyim, öğrencilerimin Aucune Rencontre N Arrive Par Hasard Livre. Devam...Genel bakış açısıyla hal böyle iken, ben alanımı merak ediyorum. Programımız yoğun olduğundan ve gideceğimiz anaokulunu bulmada sorun yaşadığımız için geç kalıyoruz. Tabi ki geç kaldığımızı haber veriyoruz. 15 tane özel anaokulu sahibi olan Heidi bizi kapıda karşılıyor. Finlilerin dakik olduklarını bildiğimiz için, okul içinde depar attık diyebilirim. Heidi, sorularımızı yanıtlıyor. Bir taraftan da saat sonrasını bizim için kaldığını, normalde bu süreyi kendine ayırdığının altını çiziyor. Zaten bu gezi boyunca örtük mesaj almak, alışkanlık haline geldi diyebilirim. Heidi’den bahsedeceğim. Çünkü Türkiye’deki özel kreş ve anaokullarının birçoğunda olduğu gibi o da alan dışı bir kurum sahibi. Her şey çocuğu için daha iyi bir okul yapabilir miyim? Diyerek başlamış. Zaten Finlandiya’da ilk öğrendiğim şey, insanların daha iyi ne yapabilirim çabaları oldu. okulun giriş bölümünde Nilgün Erentay hocam ile... Öncelikle şunu belirtmeliyim. Finlandiya’da o ideal fiziksel imkanları olan okulları gözünüzde canlandırmayın. Bakanlığımızın bağımsız anaokulları hatta ilkokullarımızın anasınıflarının fiziksel koşulları daha iyi olabilir. Finliler bu konuda net. Okul içi bir araç, gerçek hayat dışarıda. İşte bu noktada tamamen ayrılıyor gibiyiz. O bağlı olduğumuz ihtişamlı sınıfları göremedik Finlandiya’da. Ziyaret ettiğim kurum özel bir anaokulu. 1-3 ve 3-6 yaş grupları ayrı ayrı. 3-6 yaş gruplarından daha çok, 1-3 yaşın eğitim ortamı beni cezp etti. çok amaçlı, kavram panolarından Okulun içi, ev ortamı gibi. Gibisi fazla, bildiğiniz girerken oturma odasına giriyormuş gibi hissettim. Mesaj gayet açık. Evinde gibisin, güvendesin. Bizdeki gibi rengarenk duvarlar, rengarenk dolaplar, meslektaşlarımın yaptığı kavram panoları, tavandan oradan buradan sarkan bir şeyler yok. Ailelerin çocuklarının etkinliklerini gördüğü panolardan da eser yok. 1-3 yaş giriş bölümü 1-3 yaş giriş bölümü Gelelim sürece, İlk yazıda belirttiğim genel eğitim politikasına dair her şey, okul öncesi eğitimde de aynen devam ediyor. Çok değil, Ağustos 2015’de okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilmiş ve bir çocuğun devlet himayesinde, yüksek öğrenime kadar eğitimi her şey dahil ücretsiz! Ancak çocuklarını okul öncesi eğitim aldırmak istemeyen çıkarsa, temel hak olarak görüp bir sorun çıkarılmıyor muş. Lakin 6 yaşta okullaşma oranı neredeyse %100. Finlandiya’da erken çocukluk eğitiminin düzenlenmesi ve denetlenmesi yerel yönetimlerin himayesinde. Özel anaokulları ve kreşlerde genel olarak gündüz bakım evi olarak tanımlanıyor var. En temel hizmet bakım, çocukların yaşı ilerledikçe bütünleşmiş bir yaklaşımla oyun yoluyla öğrenme esas amaç haline geliyor. Finlandiya EÇEB iki ana hedefi var. Okul yaşın altındaki çocukların gündüz bakım ihtiyaçlarına cevap vermek ve erken çocukluk eğitimi sağlamak. Bu konuda devlet, özel anaokullarının ücretinin yarısını karşılıyor. Ücreti sorduk mu, evet sorduk bu arada tüm okul gezileri sürecinde, çocuk olan yerde fotoğraf çekmemeye çalışıyoruz. Okullar, Eğitim çerçevesinde hazırlanan yerel müfredata dayalı Okul Öncesi Eğitim 2010 Ulusal Çekirdek Müfredat programını uygulamakla yükümlü. Gitmeden incelediğim programlarına böyle bir isim vermişler. Çünkü, Çekirdek müfredat, genel eğitimi baz alarak, daha geniş bir müfredat reformu kapsamında yakın bir zamanda revize edilmiş 2014 . Güncellenmiş “Ulusal Çekirdek Müfredat 2016 Erken çocukluk eğitimi ve bakımı” programını, okul öncesi ve temel eğitim şeklinde çocuğun gelişimi takip ederek 2016 Ağustos ayı itibariyle uygulamayı planlıyorlar. Bu arada, müfredat güncellenmesi sadece erken çocukluk eğitiminde değil, tüm alanlarda yapılmış. Pilotlama sonuçlarını yazın tartışıp, ağustos 2016 da tüm ülkede güncellenen programları uygulamayı planlıyorlar. Finliler eğitim sistemini bütüncül yaklaşımla ele alıyorlar. Bir alanın müfredatı güncellenirken diğeri ayrı tutulmuyor. Resim yazısı ekle 1-3 yaş oyun salonu geçiş arası Bir önceki yazımda belirttiğim gibi, öğretmen olmak için uzun bir yola çıkmış olmanız gerekiyor. Anaokulu öğretmeni olarak çalışacaksanız yüksek lisans, Gündüz bakım merkezlerinde Diğer personelin, sosyal refah ve sağlık alanında en az bir meslek orta öğretim yeterliliğe sahip olması bekleniyor. Bu arada gittiğim iki okulda da gözüme çarpan erkek öğretmenlerin 1-3 yaş bakım dahil oranının neredeyse yarı yarıya olmasıydı. Öğretmenler her kademede günde en az 2 saatini mesleki programlarıyla geçiriyorlar. Gelelim programa, programın genel amacı dil gelişimini sağlamak ve çocuklara öğrenme isteğini artırmak olarak açıklıyor Heidi. Daha sonra programın içeriğine baktığımda ise, matematiksel etkinlikler, doğa bilimleri, tarihsel-toplumsal bilince yönelik etkinlikler, estetik gelişimi, ahlaki-dini etkinlikler gibi ana yönelimlerinin olduğunu gördüm. 2013 yılında güncellenen okul öncesi eğitim programımızda ki gibi güne başlama zamanı ve değerlendirme zamanı arasındaki çocukların ihtiyacına yönelik planlanan etkinliklerden oluşuyor. Heidi, programlarının yıllık müfredata göre haftalık ve günlük şekillendiğini gösteriyor. Günde iki kere açık hava etkinlikleri hariç olmak üzere, alan gezileri de yapılıyor. Kütüphaneler, tiyatrolar, opera çocukların alan gezisine gittiği yerlerden bir kaçı… Kurum sahibi ve haftalık programlara bakış Değerlendirme demişken, Finliler için çocuğun genel refahı çok önemli olduğundan çocuğun değerlendirilmesi ayrı bir önem arz ediyor. Öğretmenden, sistematik ve bilinçli gözlem yapması , çocuğun gelişimini belgelemesi ve faaliyetlerini planlarken çocukların gözlemleri de dikkate alması bekleniyor. Bir çocuğun ilkokula gitme yaşı geldiğinde, okul öncesi öğretmeni kendi ayrıntılı gözlem raporuyla, çocuğun portfolyosunu ilkokula yolluyor. Aileden de çocukları hakkında ayrıntılı gözlem raporu isteniyor. Tüm bu raporlar incelendikten sonra ilkokul, çocuk ve aileyle görüşme yaparak çocuğun ilkokula başlamasına karar veriyor. Okul olgunluğu hakkında tez yazmış birisi olarak, çok kıskandım çoookk… ilkokula hazırlık demişken, özel anaokulunda okuma-yazmaya hazırlık bölümü oluşturmuşlar. Etkinlik yapan çocukların küçük grup çalışması yapmaları da gözden kaçmadı. Ve merak edilen bir durum, bizdeki gibi kavram kitaplarından destek alıyorlar. Ayrıca özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan çocuklar okula geldiği zaman kaynaştırma eğitimi, o sınıfa bir özel eğitim öğretmeni ataması yapıldığı gibi, okula rehber öğretmen ya da okul psikoloğu okulda yoksa görevlendiriliyor. okuma yazmaya hazırlık bölümü sandalyelerin büyük göründüğüne bakmayın, çocuklar için ve çocukların isimleri yazılı Okuldaki rutin işleyişte dikkatimi çeken diğer bir nokta, çocukların tuvaletlere yalnız, yardım almadan girip çıkması oldu. Yetişkinler çocukları uzaktan yönlendiriyor. Beslenme saatlerine gelince, Helsinki Normal Lisesi’nin anasınıfı öğrencilerini gözlemleyebildim. Çocuklara servis, erkek öğretmenleri tarafından yapıldı, yemek tercihi ve yeme işi çocuklara bırakıldı. Bu arada, okullarda kefir kıvamında süt tüketimi çok fazla. Ülkenin ikliminden dolayı, çocukların gelişimine destek vermek için süt tüketiminin yoğun olduğunu düşündüm. Özel anaokulundaki menülerde ise, şaşırtıcı bir durumla karşılaştık, vejetaryen menü tercihe sunuluyor. Evet yaşınız ne olursa olsun, tercihlere saygı var. MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa ÖZCAN gözlem yaparken 1-3 yaş bakım evi beni cezp etti demiştim. Bir apartmanın altında yer alsa da, içeri girdiğinizde ev ortamı yine sizi karşılıyor. Sarışın mutlu bebeklerin olması, içeride huzurlu bir ortamın olduğuna işaret ediyor. Materyaller gösterişten uzak, sade ve az sayıda. Dokunma-duyusal odada, yerdeki çocukların aileleriyle olan fotoğrafları duvarda. Mesaj yine açık, güvendesiniz. Bu arada tuvalet eğitimi yapılan alan, öğrenme merkezi kıvamında, duvarda davranışçı bir pano ve cicili bicili materyaller süslüyor. 1-3 yaş giriş 1-3 yaş giriş biz, ziyaretçiler Gelelim sınıf sayılarına. Özel okulların sayılarını hiç aktarmayacağım. Devletin genel kıstası 1’e 8. 1 öğretmen 8 çocuk. Ancak bu rakam bölgesel değişiklik gösterebiliyor. özel okullardan isteyenler, çift dilli eğitim yapabiliyor. açık hava etkinliği için ayrıca çıkış kapısının önü Gelelim genel sorunlara, bizdeki gibi aile katılımında sorun yaşıyorlar. Anne babalar çalışıyor. Yine de aileyi bir şekilde işin içine katmışlar. Anne-baba gelemezse büyük anne-babalar ne güne duruyor. Üstelik her öğretmen, her gün okul çıkışı aileyle kısa da olsa görüşüyor. Bu konuşmalardan birine denk geldim. Fince bilmesem de, vücut dili karşılıklı saygı, sevgi ve güvenilir bağlar olduğunu gösteriyordu. Kapıda bekleyip, hesap soran veli görmedim en azından Ve kuzey ülkelerinin hayat dışarıda, gerçekler açık havada öğrenilir felsefesini sona bırakıyorum. Okul bahçeleri temel ihtiyaçları giderse yeterli görülüyor. Çünkü özel okul, devlet okulu fark etmez her gün, günde iki kez, açık hava etkinliği yapılıyor. Bu açık hava etkinliğini, okul bahçesi olarak algılamayın. Helsinki’de yeterince deniz, göl kenarı, ağaçlık ve oyun parkı varken niye okul içinde durulsun değil mi? Üstelik hava buz gibiyken Helsinkiye gelmeden önce bir hocamızın arkadaşı haber gönderdi. “Şu anda burası -30 derece sıkı giyinin, bugün çocukları dışarıya çıkarmadık”…yol boyunca saçma sapan sorular türettim bende. Acaba kaç dereceye kadar çocukları dışarı çıkarıyorlar? Kar tatili yok mu? Çocuklar nasıl okula gidip-geliyorlar?... bu soruların cevabını Heidi verdi. “-15 dereceye kadar çocukları açık hava etkinliğine günde iki kez çıkarıyoruz. Gerçek hayat dışarıda. Onları göl-deniz kenarına, parklara götürüyoruz. Yürüyüşler iyi geliyor…” işte bu cümlelerden dakikalar sonra, kendimizi yürüyüşe giden çocukların arkasında buluyoruz. Üstelik hava erken kararıyor hava alacakaranlık durumdayken. Daha sonra da şehirde gördüğüm manzara, bu çocuklar aileleriyle de gezmekten geri kalmıyorlar. Minikler, güvenli, rengarenk termal tulumlarıyla her yerdeler J kışlık kapalı bebek arabaları, karda rahat etmek için kızak şeklinde bebek arabaları da var. Ancak bu bebek arabalarını adı üstünde bebekler kullanıyor. Kar-buz demeden tüm çocuklar tulumlarıyla dışarıda yürüyüşteler. Beyaz Zambaklar Ülkesi’nin eğitimi işte böyle. Kıyas yapmak çok güzel, gıpta edeceğimiz belki de bin bir türlü mazeret bulacağımız notlarla geri dönüş yaptık. Kim bilir, eğitim reformunu belki bizlerde yaparız... ve açık hava annesiyle dışarıda oynayan çocuklar evlerinin önünde oyun oynayan çocuklar açık hava etkinliği için hazırlıklar tamam ve çocuklar yollarda Fotoğrafların her hakkı saklıdır. internet uzerinde hep gordugumuz gercek olmayan ama arastirmadan etmeden altina methiye duzulen paylasimlar var. insanlar neden arastirmaya yonelmeden her paylasilan bilginin altina sanki gercekmis gibi yaziyor anlamiyorum. son zamanlar da gordugum ve gina gelen bir kac sacma paylasim1- finlandiya egitim bakanina sormuslar, neden finlandiya´da ozel okul yok? o da demiski bizde esanaf zihneyeti yok. gecelim arkadasim, finlandiya´da 85 adet ozel okul var butun ulkede ki ogrencilerin %3 u bu okullarda ogretim goruyor. ilber ortayli derste kitabi yavas okuyormus bir ogrenci demis ver ben okuyayim. aa bir bakiyor kitap fransizca ve ilber hoca almanca´ya ceviriyormus. bu neden bu kadar abartilacak bir olay ben gercekten anlamiyorum, ilber hoca 6-7 dil biliyor yillardir da bu isi yapiyor yani bunu yapmamasi sacma olur zaten. zaten dil bilen biri iki dil arasinda ceviriyi gayet kolay yapabilir, ayni konuyu da surekli tekrar ettikce otomatiklesme olur. misal ben eve gidiyorum i am going to home yada me voy a la casa. ben ispanyolca ve ingilizce bildigimden bunu ornek sili polisi caribinero hala bu fotografin altina kahrolsun israil yazan zihniyetler var. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. = []; function gtag{ gtag'js', new Date; gtag'config', 'UA-148041531-1'; Finlandiya eğitim sistemi neden bu kadar iyi? - Finlandiya Eğitim Sistemi nedir, Eğitim Modelinin özellikleri Finlandiya Eğitim Sistemi muhabbetini hepimiz duymuşuzdur, belki muhabbet arasında onlarda başkaymış işler, adamlar başka şeyler yapıyorlarmış cümlesini de kurmuşuzdur. PISA sınavlarından en yüksek puanı alan ülke olduğundan da bahsedilmiştir. Şimdi genel geçer kalıpları bir kenarı atın ve aşağıda sıralayacağım sistemin özelliklerini inceleyin. Bu derlemeden sonra eğitime bakışınız değişecek, bizler ve onların farkını daha iyi anlayacaksınız. İlkokulda ödev yok, günlük dört saat, haftalık yirmi saat ders yapılıyor. Etüt, hafta sonu kursu, dershane, “çıkarın kağıdı kalemi yazılı yoklama yapacağım” nedir, ne anlama gelir bilmiyorlar bile. İşte tüm detaylarıyla Finlandiya Eğitim Sistemi, özellikleri, incelikleri ve farklılıkları… Finlandiya Eğitim Sistemi vs Türk Eğitim Sistemi 1 Biz okula başlama yaşını altı bezli döneme çekmeye çalışıyoruz. Finlandiya’da “7” yaşında okula başlanıyor. Hatırlarsanız bir dönem 60 aylık çocukların okula başlaması planlanırken, eleştiriler sonrası 72 aya çekilmişti bu süre. 2 Türkiye’de çocuklar birkaç sokak ötedeki okullarına bile mutlaka servisle gidiyor. Finlandiya’da ise çocuklar birinci sınıftan itibaren okula yürüyerek veya bisikletle gidiyorlar. Özel durumlar haricinde çocuklar okula aileleri tarafından götürülmüyor. 3 Bizde müfredat ve ders kitapları eğitimin baş aktörleri olarak biliniyor. Eğitim kalitesindeki zayıflık genelde bu ikisinin suçu olarak görülüyor. Ama Finlandiya’da çok basit bir müfredat var ve pek değişmiyor. Öğretmenler okutulacak kitapları kendileri seçiyorlar ama yine de ortalıkta pek ders kitabı gözükmüyor. Yani Fin eğitim sisteminde ders kitapları bırakın aktör olmayı, figüran bile değil. Figüranların başrol oynadığı ülkemiz eğitim sisteminden gişe hasılatı beklemek bu yüzden bir hayal. 4 Türkiye’de birinci sınıf öğrencilerinin velileri “Bizim çocuk bugün Matematikten 90 aldı,” diye gururla gezebiliyor. Resmiyette not verilmiyor olsa bile öğretmenler sağ olsunlar kendi inisiyatiflerini kullanarak büyük bir özveriyle testler hazırlıyor ve çocukları sınav dolu bir geleceğe hazırlıyorlar. Ama Finli öğrencilere okulun ilk altı yılında asla not verilmiyor. Buradaki öğrenciler ilk olarak 16 yaşına geldiklerinde ülke genelinde bir sınava giriyorlar. Fin Okullarında Hizmetli Yok 5 Türkiye’de öğrencilere çöp attırsanız ertesi gün muhtemelen velileri okulu basıp olay çıkarır. Ama Finlandiya’da öğrenciler okulun tüm işlerini nöbetleşe sistemde birlikte yapıyorlar. Yani Fin okullarında hizmetli yok, tüm işler öğrenciler tarafından yapılıyor. Böylece sorumluluk duyguları gelişiyor. 6 Finlandiya’daki okullar öğrencilerin rahat edebileceği şekilde tasarlanıyor. Sınıflarda yaparak-yaşayarak öğrenme modeline uygun alanlar mevcut. Binaların fiziksel özellikleri öğrencilerin evdeymiş gibi rahat etmelerini sağlayacak şekilde düşünülüyor. Türkiye’de ise her şeye hazır olan öğrenciler yıllardır komutla rahatlıyor. “Beni rahatta dinleyin” diye bağıran müdürün karşısında ne kadar rahat olunursa tabi… Ülkelerin Eğitim Kalitesini Ölçen PISA Puanı ve Ülke Listeleri 7 Türkiye’deki özel okullarda ders saati 8. Ama yetmediği için okul çıkışında etütler, hafta sonu kursları ve özel derslerle bu sayı günde 12-14 bandını yakalıyor. Finlandiya’da ise günlük ortalama ders saati 4. Dünya eğitim ligindeki sıralamamıza baktığımızda, nitelik ve nicelik kavramlarının ne kadar önemli olduğu gün yüzüne çıkıyor. 8 Türkiye’de bütün öğretmenler kendilerini mesleğin zirvesinde görüyor. Sınav sonuçları kötü geldiğinde genelde öğrenme güçlüğünden bahsediliyor. Öğretme güçlüğü çeken öğretmenlerin durumu hep sümen altı ediliyor. Bu yüzden mesleki gelişimle ilgili düzenli bir çalışma yok. Finli öğretmenler ise haftada en az 2 saat hizmet içi eğitime katılmak zorunda. 9 Türkiye’de, “Hiçbir şey olamazsa, bari öğretmen olsun,” mantığı devam ediyor. Ama Finlandiya’da öğretmenlik mesleği toplumun en gözde mesleklerinden bir tanesi! Öğretmenler master derecesi olanlar arasından seçiliyor. Lise mezunları arasında öğretmenlik için müracaat edenlerin ancak yüzde onu öğretmen yetiştirme programına kabul ediliyor. 10 Ülkemizde öğretmen olabilmek için sınavdan geçer puan almak yeterli. Finlandiya’da ise öğretmen olabilmek için üç aşamalı bir testten geçmek zorundasınız. Bu aşamalar arasında mülakat, ders anlatma gibi bölümler de var. Ülkemizde heykeltıraş olmak isteyenlere bile özel yetenek sınavı uygulanırken, etten kemikten gerçek insanı şekillendirecek olan öğretmenlerin çoktan seçmeli sorularla mesleğe kabul edilmesi kabul edilebilir bir şey değil. Bu maddeye kısmen de olsa tik koyabiliriz artık, ülkemizde tartışmalı olsa da bir mülakat sistemi başladı. 11 Finlandiya’da öğretmenlerin gelir düzeyi oldukça iyi. Kendi mesleği haricinde bir iş yaparak ek gelir elde etmeye çalışan öğretmen yok denecek kadar az. Bizde de ek gelir için bir şeyler yapmayan öğretmen yok denecek kadar az. Çünkü aldıkları maaş faturalara bile yetmiyor. Öğretmenlerin fatura ödemek için başka şeylerle uğraşması neticesinde oluşan durumun faturasını da bütün millet ödüyor. Bu ülkede İlk “6” Yıl Ödev Yok 12 Türkiye’de en başarılı öğretmen en çok ödev verendir anlayışı hala devam ediyor. Ama Finlandiya’da öğrencilere ödev verilmiyor. Öğrenmenin yeri okul olarak görülüyor. Bu yüzden Finlandiya’da akşamları çocuğunun proje ödevi için kartona boncuk dizen veli yok. 13 Finlandiya’da hiçbir babayiğit resim dersinden öğrenci alıp matematik çalıştıramıyor. Bizdeyse öğrenciler matematik dersinde sıkılıp defterlerine resim yapıyor. Sonra matematik öğretmeni çocuğu resim dersinde yakalayıp matematik çalıştırmaya götürüyor. Döngü bu kadar kısırken, sistemin üretken bireyler yetiştirmesini beklemek tabi biraz zor oluyor. 14 Bizim sınıflarımızda eğer bütün öğrenciler yerlerinde oturuyor ve ses çıkmıyorsa, o sınıfın öğretmeni övgü alıyor. Ama Finlandiya’da durum tam tersi… Eğer bir sınıftan hiç ses çıkmıyorsa, öğrenciler sıralarında oturuyor ve hiç kalkmıyorlarsa o öğretmen soruşturmaya alınıyor. Çünkü Fin eğitim sisteminde ders anlatan bir öğretmen yok. Hep birlikte etkinlik yapan sınıflar var. Bu yüzden Fin okullarındaki sınıflarda, “Ayakta gezinme evladım, otur yerine,” sözü pek duyulmuyor. 15 Finlandiya’daki okulların kantinlerinde su, süt ve meyveden başka hiçbir şey yok. Bizdeyse işin suyu çıkmış durumda. Her teneffüs çikolata yiyen çocukları 8 saat sırada oturtmaya çalışmak öğretmenler için büyük imtihan! Belki de bu yüzden teneffüste sınıflardan hızlı boşalma rekoru bizde. Bu yıldan geçerli olmak üzere 2016-2017 kantinlerde satılacak gıdalara yönelik bir çalışma MEB tarafından yapıldı. Amerikalı Araştırmacıyı Şaşırtan Finlandiya Eğitim Sistemi videosu izle Amerikalı ünlü yönetmen Michael Moore, Finlandiya eğitim sisteminin başarısının sırrını çözmeye çalışıyor. Eğitimin temeli eşitlikten geçiyor Türkiye’de dershanelerin kapatılmasıyla gündeme gelen eğitimde fırsat eşitliği kavramı daha uzun süre tartışılmaya devam edeceğe benziyor. Devlet okullarının eğitim kalitesinde bir istikrarın olmaması, özel okulların sayısı ve fiyatlarının da yüksek oluşu Türkiye’de eğitim hakkının eşitliğine darbe vuran ana etkenler olarak gösteriliyor. Finlandiya’nın eğitim sisteminde özel okul bulunmuyor ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor. Finlandiya’da okulların birbiriyle rekabet halinde olmaması okulların başarı düzeyini birbirine yakın bir düzeyde tutuyor. Finlandiya’da eğitimde eşitliğe verilen önem üst düzeyde, bunun neticesinde tüm çocuklar zeka seviyeleri ve becerileri hangi seviyede olursa olsun aynı sınıfta eğitim görüyorlar. Maaşlar arasında uçurum yok Türkiye’de öğretmenler, yöneticiler kıdemlerine ve pozisyonlarına göre farklılık gösteren miktarda ücret alırlarken, Finlandiya’da öğretmenler ve yöneticiler birbirine yakın maaşlar alıyorlar. Bu durum eğitim maliyetlerini düşük tutarken, eğitim için ayrılan bütçenin büyük bir kısmının sınıf ortamına aktarılmasını sağlıyor. Ülkemizde eğitim sistemi üzerinde daha kaç değişiklik yapılır bilemeyiz ama sanırım bir çok öğrenci ve veli Finlandiya’nın eğitim sistemini öğrendikten sonra bir iç çekmiştir. Sistemin temelinde eşitlik ve öğrenciyi birey olarak görme olgusunun yerleşmesi öğrenciyi eğitimden uzaklaştırmadan akademik başarıya ulaştırıyor. Öğretmenlerin de sistemi ihtiyaç ve ilgilere göre şekillendirebilmesi bu sürece katkı sağlıyor. Az Ders, Hafif Müfredat, Çok Sosyallik üzerine kurulu eğitim nasıl olur TIKLA Ülkemizde çocukların yarış atına dönüştürüldüğü şu dönemde Finlandiya’nın eğitim sistemi bırakın öğrencileri aileleri bile cezbediyor... Finliler dünyada başarılarıyla ön plana çıkıyor. Peki fark nerede?Türkiye’de eğitim tartışılıyor, aileler dert yanıyor, çocuklar çok ödev verilmesine isyan ediyor, psikologlar çocukların çocukluklarını yaşayamadığına vurgu yapıyor, siyasi iktidar teknolojik gelişimlere ayak uydurulduğuna dem vurup övünüyor, üniversite mezunları atanamamaktan şikayet ediyor, eskiden 1 birinci çıkardı şimdi sınavlarda onlarca yüzlerce birinci çıkıyor ama sonuç ÜZÜCÜ...Geçelim Finlandiya’nın eğitim sistemine; Okula başlama yaşı 7. Bizde ise Kılık kıyafette sınırlayıcı bir durum yok. Hem çocuklar hem öğretmenler için. Bizde tek tip kıyafet Okula yürüyerek veya bisikletle gidiyorlar. Özel durumlarda aileleri bırakıyor Bizde okul servisleri var Müfredatı çok basit ve fazla değişmiyor. Öğretmenler kitapları kendileri seçiyor. Bizde sürekli değişen müfredat ve ders kitapları var Okulun ilk altı yılında not verilmiyor. 16 yaşına kadar ciddi bir sınav yok. 16 yaşında ülke genelinde bir sınava giriyorlar. Bizde neredeyse her hafta sınav var Öğretmenler öğrencilere ödev vermiyor. Eğitimin yeri okul olarak görülüyor. Bizde ise ödevsiz gün geçmiyor Okulda işleri yapmak için hizmetli yok. Tüm işleri öğrenciler nöbetleşe yapıyor ve sorumluluk duygusu artırılıyor. Bizde her okulda hizmetli var Okulların mimari yapısı ev hissiyatı veriyor. Bizde ise katı kurallarla örülmüş sınıf ve sıralar Finlandiya’da günlük ortalama ders saati 4. Bizde 8 saati buluyor ve etütler hafta sonu kursları da var Öğretmenler haftada en az 2 saat hizmet içi eğitimine katılıyor. Bizde böyle bir zorunluluğu bırakın haftalık eğitim yok Öğretmenler master derecesi olanlar arasından seçiliyor. Mülakat ve ders anlatmanın da olduğu üç aşamalı testten geçiyor. Bizde bir dönem eğitim fakülteleri 2 yıllıktı, şimdi 4 yıllık yeterli Finlandiya’da öğretmenlerin gelir düzeyi iyi ve ek iş yapan öğretmen neredeyse yok. Bizde ek iş yapmayan öğretmen yok-Çünkü yetmiyor Okul kantinlerinde su, süt ve meyve dışında bir şey yok. Bizde ise ne ararsan var Spora büyük önem veriliyor, çocuklara bu imkan sağlanıyor. Bizde fazla spor yapacak alan yok Ve en önemlisi Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor. Eşitlik ilkesine büyük önem veriliyor. Bizde durum ÇOK ÖZEL NOT EĞİTİM GERÇEKTEN ŞART Ama kime...

finlandiya da neden özel okul yok